Seyfettin Esin Yazıyor..Devlet kimin elinde?

Seyfettin Esin Yazıyor..Devlet kimin elinde?

 

Gazeteler ve taraflı medya tam yansıtmıyor olsa da devlet içinde savaş durumu bir gerçeğe ışık tutuyor. O da Devletin kimin elinde kalacağı  gerçeği..

MİT’in neler yaptığını ya da diğer istihbarat birimlerinin çalışmalarını nasıl gerçekleştirdiklerini bilemem. Bildiğim bir şey var o da istihbarat birimlerinin dudak uçuklatacak işler gerçekleştirdiğini. Hatta ihtilal yapacak güce sahip olduklarını söyleyebilirim.  Fakat anlamadığım şey; Şimdiye kadar çok uyumlu olarak çalıştığını sandığımız MİT ve Yargının neden birbirleri ile çatışma konumuna geldikleri sorusudur. Sanki iki farklı devletin çatışmasıymış gibi görünen bu savaş birdenbire neden çıktı? 

Bana göre, bu  çatışmanın  merkezinde Kürt sorunu var. Karayılan’ın: “Hükümet, kışın bitmemesi için dua edecek.” Açıklamasının eyleme dönüşmesine en çok  bir ay kaldı.Bir ay sonra olabilecek eylemlerin boyutu tahminlerin de üzerinde olabilir. Bu arada hükümetin medya  desteği ile PKK’yı bitirdik,çökerttik, darbe üstüne darbe vurduk,kaynaklarını kuruttuk propagandası da çürüyebilir. Bu propagandanın  gerçek olmadığı ortaya çıkmaması için hükümet: Baharla birlikte olabilecek eylemleri yavaşlatacak ya da donduracak olan çalışmaları MİT ile gerçekleştirmek istemesi yargıyı rahatsız etmiş olmalı.Yargının KCK operasyonlarına hız vermesi ile MİT operasyonuna  başlaması, Kürt sorunu etrafında devlet içindeki kutuplaşmanın, artık kılıçların çekildiği bir hesaplaşmaya dönüştüğünü gösteriyor. 

Peki, ne oldu da birden bire bu herkesi yanıltan çatışma süreç yaşanmaya başladı? Herkesi yanıltan diyorum. Çünkü herkes:Şimdiye kadar hükümet ile yargının çok uyumlu çalıştığını sanıyordu.Meğer değilmiş.Ergenekon,KCK ve hatta FB’nin sözüm ona şike operasyonları hükümetten değil de; Daha farklı bir kulvardan start alıyormuş izlenimi şimdi daha da belirginleşmeye başladı.

Generallerin  Balyoz,sarıkız,Ayışığı ve diğer adlarla tutuklanmaları ile askerin  güç kaybetmesinin ardından onun yerine geçecek gücün kim olacağı savaşı yaşanıyor şimdi Türkiye’de.Bu güç. Yargı ile polise küçümsenmeyecek derecede etkin olan Gülen Cemaatinin mi,yoksa hükümeti ve askeriyeyi  elinde tutan iktidarın mı olacak? ( Gülen Cemaatinin devleti ele geçirme mantığını anlayabilirim.Ama, yargı yolu ile Fenerbahçe’den ne istediler? Hala anlamış değilim.)

O zaman anlaşılıyor ki mesele sadece Kürt sorunu da değil. Kürt sorununun çözümü üzerinden devlet iktidarı yeniden şekilleniyor. Son MİT operasyonunda görünen Gülen cemaatinin iktidar olma arzusu ile Erdoğan’ın da iktidarı bırakmak istememesinin sonucudur.Bu kavga, devlet içinde askerden boşalan yeri artık yargı erkinin aldığını gösteriyor. Kürt sorunu gibi hayatî bir konuda hükümete meydan okumak, aynı zamanda "Bu devlet artık benim" anlamına da geliyor.
 


Demek ki mesele MİT yöneticilerinin yargı önüne çıkartılması değil. Devletin kime ait olduğu dur meselesidir.Gülen cemaati ile PKK arasındaki çatışma da bunun göstergesidir zaten.

Anlaşılmayan şey:Şu sorularda gizlidir sanırım.

1-ABD’nin bu çatışmanın neresindedir?

2-Devleti ele geçirme çekişmede ABD kimin yanındadır.Gülen’in mi,Erdoğanın mı?

3-Ortadoğu’nun yeniden şekillenmesinde PKK hala Amerika için engel m?Bu engeli Gülen’in İslam kartını kullanarak mı aşmak istiyor?

4-Gülen’in hala Amerikada olması ve devletin temelini sarsacak derecede etkin olmasını neye bağlıyorsunuz?

5-Kürt sorununun çözülmeyişinin Gülen hareketinin yükselmesine katkısı nedir? Bu sorun bu yüzden mi çözümlenmiyor?

Aslında bu soruların sayısını istediğimiz kadar yükseltebiliriz.Ama gerçeği görmemiz için ABD nin izin vermesi lazım. Çünkü gerçeği,ancak ABD nin vereceği izin ölçüsünde öğrenebiliriz. Hiç şu soruyu kendinize sordunuz mu? “Fethullah Gülen Amerika’da hala ne yapıyor?” diye

 

 

Sitede ara

www.patnosfm.net