kor huseyin pasa

  

        Patnos’un yetiştirdiği ünlülerin başında yer alır. Hayderanlı Aşiretinin Reisi ve Hamidiye alaylarının Patnos bölgesi komutanıdır.Kendine has üslubu ile kimilerine göre tam bir derebeyi,kimine göre ise tam aksine şefkatli,sıcak,merhametli ve babacan bir insandır.

        Tarih : Etkileri ve sonuçları itibari ile kişilerin yerini belirlediğinden dolayı Kör Hüseyin Paşa’nın Yerini belirlemek te yine de tarihe kalmıştır.Tavrı ve davranışları ile bazen Osmanlı bazen Tam bir Kürt Paşası…

        Kaç kez isyanlara bizzat önderlik etmesine rağmen.Organize gelişen Şeyh Sait isyanına destek vermeyerek kürt’lerin tepkisini çeken bir bir kürt. Netice itibari ile kendi kuralları içinde yaşadığı için ne vazgeçilen ne de sahip çıkılan bir tarihi kişiliktir KÖR HÜSEYİN PAŞA 

      Vazgeçilemiyor çünkü 1. dünya savaşında Ruslara karşı verilen savaşın en ön saflarındadır bakınız kitaplar iki örnekle Hamidiye alaylarının önemini ya da kör Hüseyin paşanın konumunu nasıl vurgulamaktadır?  

   Alayların başarılarından iki örnek

            Yayımlanan kanunla birlikte görev, sorumluluk ve yetki alanı belirlenen alaylar, örnek alınan Rus Kazak Süvarileri ile ilk karşılaşmalarında onlara ağır darbeler indirerek yeneceklerdi. 1893 Osmanlı-Rus Harbi'nde bu alaylar yalnız Kazak Süvarileri değil, güçlü çarlık ordusunun karşısında da inanılmazı başaracak ve "gerilla taktikler" ile "Nigaro'nun Çocuklarını (Çarlık ordusu kast ediliyor) perişan ediyorlardı."

            Bu alayların Hınıs, Karayazı, Göksu ve Tekman yöresinde kurulan Hasanan aşireti reisi Kolağası Kerem Bey, gerilla taktikleri ile Rus ordularının bölgede tutunmasına engel olacak ve Ermenilerin yapacağı katliamlarını tamamen önlüyordu. Rus orduları Diyarbakır'a doğru ilerlemesine rağmen Kerem Bey'in alay bölgesine girememesi ve her denemesinde ağır darbeler alarak geri çekilmesi mahalli askeri zaferlerin nişanesidir.

          Bir diğer müşahhas örnek ise Patnos'ta kurulan ve Kör Hüseyin Paşa'nın kumandasındaki alayın mensubu Abdülmecid Bey ile ilgilidir. Gerek 93 harbi ve gerekse 1. Dünya Savaşı sonrasında yaptığı başarılı çatışmalardan dolayı "Kaymakam Binbaşı" rütbesi ile taltif edilen Sipkan aşireti reisi Abdülmecid Bey'in Tutak kazasında, yanında 6 tane süvarisi ile birlikte bir Rus topçu birliğini dağıtıp toplarını alması olayı Hamidiye Alaylarının yaptığı çalışmalarının bir diğer örneği

 HAMİDİYE ALAYLARININ SONU

        İsveç, Rusya, Belçika, İngiltere'nin baskısı üzerine 1908'in sonunda toplanan Osmanlı Mebusan Meclisi, beklenilenin aksine Hamidiye Alayları'nın dağıtılmasına karar vermedi. Meclis'in Alaylar konusunda toplandığını öğrenen aşiret liderleri, bunu kendilerine yapılmış bir saldırı olarak gördüklerini beyan ettiler. Bu yüzden alaylar ile düzenli ordu arasında ilişkiler kopma noktasına geldi. İttihat Terakki yönetiminin Alayları ordu saflarına kaydedilmesi kararı ortalığı daha da gerginleştirdi.

             Diğer aşiretler arasında yaşı dolayısıyle bir saygınlığı bulunan Haydaranlı aşireti Reisi Kör Hüseyin Paşa bu duruma karşı şiddetle çıktı. 1909'un başlarında alaylar yavaş yavaş silahsızlanmaya başladılar. Haydaranlı aşireti reisi Kör Hüseyin Paşa'nın tutuklanması alaylarla İttihat ve Terakki rejimini tamamen karşı karşıya getirdi. Hüseyin Paşa cezaevinden çıktıktan sonra bütün askerlerini alıp İran'a göç etti. Akabinde 1913 yılında Musul bölgesinde aşiret alaylarının başını çektiği Kürt isyanı başladı.

SAİD-İ NURSİ İLE İLİŞKİLERİ

           Hüseyin paşa Hamidiye alayları’nın dağılma sürecinde Van’ı kuşatmış Bediüzzaman said-i nursi den saldırı yapabilmesi için fetva istemiş fakat said-i Nursi “kardeşi kardeşe mi kırdıracaksın” deyince ısrarla fetva istemiş fakat alamayınca kuvvetlerini geriye çekerek van’a yaptığı kuşatmayı kaldırmıştır.

         Hüseyn paşa ile said-i nursinin ilişkileri ölümünden sonra da çocukları vesilesiyle de olsa devam eder.

           Haydar Süphandağı, Kör Hüseyin Paşanın oğludur. l9ll'de Adilcevaz ilçesinde dünyaya gelmiş. Aralık l978'de vefat etmiştir. Babası, Bediüzzaman'ın tavsiye ve nasihatlarını dinlediği için Van isyanlarına iştirak etmemiş, böylece binlerce masumun kanı dökülmemiştir. Haydar bey Van’dan Bediüzzaman’nında içinde bulunduğu sürgünü şöyle anlatmıştır" (Van Valisi Osman Nuri Paşa (l925 -l926) şehirde sıkı emniyet tedbirleri aldırtmıştı. Kış mevsimini de sürgünler için, en müsait zaman olarak seçmişlerdi.")

          "Seyda ile Van Müftüsünü beraber kelepçelemişlerdi" diyor Haydar Bey ve o günleri bütün tazeliğiyle hatırlıyor, "Biz Bediüzzaman'la İstanbul'a kadar getirildik" diyor. Van'dan ayrılışını ise şöyle anlatıyor:
         "Seyda ile Van Müftüsü Şeyh Masum Efendiyi beraberce kelepçelemişlerdi. Üstad hiç üzgün değildi. Gayet rahat ve müsterihti. Yola çıkmazdan önce bana dedi ki:
          "Babana selâm söyle, bu bize yapılan muamelenin sevabını istemesin. Sabretsin, inşaallah Sahabe-i Kiramın sevabını alır. 'Ben beydim, ağaydım' demesin. Çalışsın; ırgatlık etsin, amelelik etsin, ekmeğini çıkartsın, kimseye muhtaç olmasın.' Demiştir.
              "Van'dan çıkartılan kafilenin uzunluğu, belki bir kilometreyi bulmuştu. Çoluk çocuk, genç ihtiyar binlerce insan, atlı, yaya, arabalı, kızaklı, çeşitli vasıtalarla bir harp ricatı halinde memleketlerinden, gözyaşları içinde ayrılıyorlardı.
          Haydar Bey, İstanbul'a kadar geçen yolculuğu yaklaşık olarak şöyle ifade ediyor:
           "Üç-dört gün Patnos'ta, bir gece Ağrı'da, bir hafta Erzurum'da kaldık. Erzurum'dan sonra at arabalarıyla yollara devam ettik. Trabzon'da yirmi gün kadar kaldık. Gemi yolculuğu ise bir hafta sürdü. İstanbul'da Üstad yirmi - yirmibeş gün kadar kaldı. Sonra kendilerini aynı gemi ile Antalya'ya götürdüler.”

HÜSEYİN PAŞANIN ÖLÜMÜ

 Kayseriden firar edip,Suriye'ye geçen Hüseyin PaşaBir müddet Şeyh Ahmet Barzani'nin yanında kalır.Daha sonra İran'a geçmek istediğini söyleyen Hüseyin Paşa;Şeyh Ahmet Barzani'nin "Seni İran'a biz geçirelim Teklifini kabul etmez.

 Hüseyin Paşa,oğlu Abdullah,Yeğeni Ahmedé Zero Xatuné,Medeni ve Medeni'nin iki adamıyla birlikte Şeyh Ahmet Barzani'nin Yanından ayrılıp yola çıkarlar.Bir çay kenarında mola verirler.Hüseyin Paşa mola esnasında namaz kılarken,oğlu Abdullah ve yeğeni ahmet’te çayda serinlenirler.O sırada kendisi ile yola birlikte çıkmış Medeni ve iki adamı tarafından öldürülür.

 Kör Hüseyin Paşa, l930 yıllarında Irak dönüşünde öldürülürken 80 yaşlarında idi.

 Patnos tarihinde önemli bir yeri olan Hüseyin paşa;Yakın tarihimizin mercek atında incelenmesi gereken mümtaz simalarından biridir.

 Allah rahmet eylesin

Sitede ara

www.patnosfm.net