AKP nin anketinde BDP

Ankara - Uzun zamandır birden çok araştırma şirketine düzenli olarak çeşitli kamuoyu araştırmaları yaptıran AKP'nin son anketlerinde BDP'nin oylarının yüzde on barajına dayandığı sonucu çıkması AKP kurmaylarını şoke etti. Binlerce kadrosu, ”KCK operasyonu” adı altında tutuklama yoluyla rehin alınan BDP'nin oylarındaki engellenemez artış, AKP'nin şiddet politikalarının ülke genelinde boşa çıktığı şeklinde yorumlanıyor. AKP çevrelerinden edinilen bilgiye göre ilk kez AKP tarafından yapılan bir ankette AKP oy kaybederken, BDP oylarını yükselterek 7.5 seviyesini aştı. AKP MYK'da ele alınan anket, A&G Araştırma Şirketi'nin, ”Bugün seçim olsa BDP yüzde onu aşar” belirlemesi ile örtüşmesi özelliği ile de AKP kulislerinde tartışılıyor.

Tüm egemen güçlerin ortak çabası ile 2002 seçimlerinden başlayarak, Kürdistan'da ikinci partiliğe kadar ”yükselen” AKP, kendisine gelen emanet Kürt oylarını kaybetmeye başladı. Kuruluşuna katılan Kürt siyasetçileri de 12 Haziran seçimleri sürecinde tasfiye eden Recep Tayyip Erdoğan, değişim ve özgürlük söylemi ile oturduğu başbakanlık koltuğunda statüko ile uzlaşınca ilk olarak Kürdistan'da inandırıcılığını kaybetti.

Kürdistan genelinde BDP'nin dışında var olan tek sistem partisi olma vasfını da bu değişim ve özürlük söylemi ile aldığı oylara borçlu olan AKP'nin Kürdistan'da ciddi bir oy kaybı yaşadığı kendi yaptırdığı anketlere de yansıyınca partide paniğe neden oldu.

Geçtiğimiz salı günü yapılan AKP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına sunulan anket sonuçları BDP'nin oylarını yüzde 7.5 gösterirken, AKP'nin oy kaybettiğini ortaya çıkardı. AKP MYK'nın yapıldığı günlerde Vatan Gazetesi'nden Mine Şenocaklı'ya, yaptıkları son anket sonuçlarını açıklayan A&G Araştırma Şirketi Sahibi Adil Gür de, Roboski katliamı öncesi yaptıkları araştırmaya göre BDP'nin oylarının yüzde on barajına dayandığını ifade etmişti. AKP'nin anketinden bağımsız, kendi çalışmalarını yorumlayan Gür, Roboski katliamı da göz önüne alındığında olası bir seçimde BDP'nin yüzde on barajını aşacağını söylemişti.

Adil Gür'ün, BDP'nin başta Kürdistan şehirleri olmakla beraber İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya, Adana ve Mersin gibi Batı illerinde de oylarını ciddi oranda artırmasına ilişkin açıklamalarına dair, AKP cephesinde yaşanan sessizlik partinin MYK toplantısında bozuldu. AKP çevrelerinden edinilen bilgilere göre, AKP tarafından yaptırılan ve AKP oy kaybederken BDP'nin oylarında ciddi bir oy artışı olduğunu ortaya koyan anket sonuçları Erdoğan ve kurmaylarında şok etkisi yarattı. Erdoğan'ın anket sonuçlarını da göz önünde bulundurarak önümüzdeki döneme ilişkin bazı yeni hazırlıkların talimatını verdiği bildiriliyor.

AKP’nin salı günü yapılan Merkez Yürütme Kurulu(MYK) toplantısında, parti için düzenli anket yaptırılan üç firmadan biri olan Pollmark tarafından yaptırılan son anketin sonuçları AKP'nin Kürdistan'da oy kaybettiğini ortaya koydu. Anketten 12 Haziran sonrası yapılan anketlerde oyları yüzde 53’lere kadar yükselen AKP’nin oy oranı yüzde 52 olarak çıktı. Buna karşılık aynı ankette BDP'nin oylarının yüzde 7.5 seviyesinde çıkması AKP'lileri sarstı.

Anket şirketinin verilerinde, 12 Haziran sonrası yapılan aylık anketlerin tamamında da BDP’ye en fazla yüzde 6’lık bir destek çıktığı belirtildi ve yüzde 7.5 oranının, BDP’nin 2012 ile birlikte oylarını yüzde 2 civarında yükselttiğine dikkat çekildi.

AKP MYK toplantısında görüşülen ankette, BDP’nin AKP’den de fazla oy artışı yaparak oylarını ”ilk kez” yüzde 7.5 düzeyine yükselttiği sonucu çıkınca, AKP kurmayları tarafından ”Uludere olaylarıyla” bağlantı kuruldu. Erdoğan ve AKP yönetimi, BDP’nin yükselişini, “Uludere olayları bize karşı kampanya olarak kullanılıyor” diye değerlendirdi.

AKP kurmaylarının değerlendirmesi ile Adil Gür'ün yorumları karşılaştırıldığında AKP'nin Kürt sorunun kavramakta hala ne denli zorlandığı kendiliğinden ortaya çıkıyor.

AKP MYK'da, BDP’nin bir AKP anketinde ilk kez yüzde 7.5 oranını yakalamasından ve oylarını sıçramasından duyulan şaşkınlık dile getirildi. Yapılan değerlendirmelerde, ”BDP ve PKK’ye karşı bir süredir izlenen politikaların AKP’ye ve hükümete karşı olumsuz propaganda olarak kullanıldığı, hükümeti yıpratma amaçlı girişimlerin malzemesi yapıldığı” üzerinde duruldu.

”Uludere’de 34 sivilin öldürülmesiyle başlayan süreçte, hükümete karşı tam anlamıyla bir kara kampanya yürütüldüğü” savunulduğu AKP MYK'da, CHP’nin, “liberal” olarak tanımlanan gazetecilerin aydınların da bu kampanya içinde yer aldıkları görüşleri ifade edildi. AKP'liler, Uludere olayının “AKP’ye karşı kampanyaya dönüştürüldüğü” belirtilerek,“AKP’ye zarar vermek için AKP karşıtı tüm çevrelerin BDP ve PKK’nın ekmeğine yağ sürecek tavır ve politika izledikleri” tezlerini savundu.

Toplantıda ne Erdoğan ne de parti kurmaylarının icranın başı olarak AKP Hükümeti'nin Roboski katliamındaki sorumluluğu konusuna değinmediği öğrenildi.

AKP'nin Kürt sorununda diyaloğu kesip şiddete yönelmesinin yarattığı oy kaybının tartışıldığı AKP MYK'nın hemen ardından AKP Hükümeti adına İmralı'da Abdullah Öcalan ile Oslo'da da PKK yöneticileri ile diyalog yürüten MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın sanık sıfatıyla ifadeye çağırılması da dikkat çekici olarak değerlendiriliyor. Fidan'a yönelik ifade talebinin Kurt sorununda diyalğun önünü kesmek olarak da yorumlanmıştı.

ANF NEWS AGENCY

Sitede ara

www.patnosfm.net