Çocukluğumu Özledim

13.02.2012 10:57

Ben çocukluğumu ve çocukluğumdaki hayat şartlarını daha çok severdim bugünü yaşadıkça

Bundan 20 yıl önce yeni köyden şehre gelmiş hala  köy gibi kentleşen şehri hiç sevmemiştim ardımda  arkadaşlarım ve oyun oynadığım yerler, şehirden gelen köy mimibüslerinde acaba babam bugün şehirden bana neler getirdi sevinçlerim kaldı.

Şimdi bakıyorum yemekleri beğenmeyen çocuklara babam şehirden ekmek getirirdi hayalimdeki büyük şehrin ekmek fırınlarından gelen bir somun ekmek ve diğer yanda annemin tandırda pişirmiş olduğu ekmek. Alırdım tandır ekmeğin içine şehirden gelen somun ekmeğini koyardım  içine başlardım yemeye çünkü somun ekmeğini kuru yersem çabuk biter doymam arkadaşlarıma hava atardım şehir ekmeği yedim senin baban sana getirdimi diye

Şehrin okulluna giderken sudan çıkmış bir balık gibi hiçbir tanıdık yok gurbette sıla çekmek gibiydi her şeye yabancı bütün gözlerin üzerimde olduğunu sınıf arkadaşlarımın bana bakışları çok garipti herkes siyah önlükle okuldayken ben önlüğümün rengi kırmızıydı amcamın önlüğüydü çünkü giydiğim  tenefüslerde bir çok çocuk bakala gider bir şeyler alır gelirdi ben bakkalı parayı bilirdim ama nasıl iletişim kurulduğunu nasıl para harcandığını bilmezdim bilseydim de bir şey fark etmezdi çünkü harçlığım hiç olmamıştı yerli malı haftası pazartesi denildiğinde ne olacak nedir sorular başladı biraz utangaçlığımı yenipte sorduğumda aldığım cevap evden yiyecek içecek meyve falan getireceksin okulda yiyeceğiz anneme söylemiştim  helvaya benzer (Mırtoğe) yapmıştı bana 2 portakal 2 tanede elma çantama koydum tabii günümüzün çocukları gibi ne okul servisimiz nede beslenme çantamız vardı çantamdan yiyecekleri çıkardım sıraya koymak için çevreme baktığımda pastalar,kekler,yemekler, meyveler, meyve suları masalarda anemin yapmış olduğu mırtoğe taş gibi olmuş sadece portakal ve elma kamıştı bana öğretmenin diğer arkadaşlardan bana vermiş olduğu yiyeceklerle ziyafet çekmiştim ama okulda ne zaman öğretmen tahtaya kaldırmak için soru sorsa ben bildiğim sorulara bile el kaldırmazdım çünkü ayağımda yırttık kara lastik (Ankara lastiği) ayakkabı vardı utanırdım kalkmaya ve annemin babamın eskiyen pantolonlarını küçültüpte bana giydirirdi ama yinede çok mutluydum günümüzde okul servislerinin besleme çantalarının ana okullu bilmediğimiz özelikle teknolojinin olmadığı saf ve temiz bir hayat şimdiki çocuklara, gençlere, evliliklere baktığımda çok şey değişmiş örneğin gelinin büyüklerinin yanında çocuklarını almadığı emzirmediği kayınpederi ve kayınvalidesiyle yemek yemediği eşini büyüklerinin yanında sarmalamayıp öpmediği oynaşmadığı günler daha iyiydi çünkü boşanma olmazdı ya kadının yada erkeğin çok büyük bir kabahati olmadığı sürece günümüzün evlilikleri aylara bölünmeye başladı gerekçesi ise şiddetli geçimsizlik eskidende vardı ama boşanma yoktu çocuklar başka bir anne veya başka bir baba tanımazdı ölüm olmadığı sürece genç kızlar kaçmazdı ergen gençler rapçı değildi sevgililer ölümüne severdi buluşmak bir yana mektup fırsatı bile olmazdı ya ailesinden ister evlenir yada kaderine razı olurdu o zamanlar cep telefonları bilgisayarlar yoktu ihanet olmazdı çocuklar ailelerine asi değildi çünkü modern dedikleri hayat bu kadar edepsiz değildi dinimizde bir kadının tek bir tel saçı bile görünürse günahtı şimdiki kadınların açık saçları yetmez gibi bütün hatları meydanda olup renkli boyanmazdı Bir nenenin değişiyle (adam televizyonlara özendin bu dudaktan öpmeyi bu ne ıslak ıslak ayy ne iğrenç şey) demesi gibi yürümeyi öğrenen çocuklar sevişmeyi bilmezdi ben çocukluğumu özledim çocukluğumdaki örf ve adetlerimizi dinimize olan hürmetimizi büyüklerimize olan saygımızı teknolojinin olmadığı ama sohbetlerin bol olduğu aile ve komşuların muhabbetini özledim bayramlarda mesajlar yerine tebrik kartlarını en önemlisi belki günümüzün sosyetesine karşı yoksul sefildik ama inanınki her şey daha güzel ve masumdu.

                                                            Emrah Buluş

Geri

Sitede ara

www.patnosfm.net